17 May 2017 | 11:54
  • +
  • -

Fatih Terim: '17 Mayıs kelimelerle anlatılmaz'

Kopengah'da 17 Mayıs'ta tüm otoriteleri, bahis şirketlerini terse yatıran Galatasaray'ın o günkü teknik direktörü Fatih Terim, "Tabi ki önemli bir kupa kazandık... Gönül isterdi ki bu önemli başarının 17.yılında arada kalan yıllarda daha büyük başarılar elde edebilseydik. Ama hala güncelliğini koruyor, hala başarılarda en önde gidiyor. Bu tarihi unutmak mümkün değil"

Fatih Terim: '17 Mayıs kelimelerle anlatılmaz'

Evet, döndük, dolaştık yine aynı yere, aynı tarihe geldik... Türk futbolu için 17 Mayıs 2000 tarihi hafızalarda hala kazılıdır...Bugünün Türkiye Futbol Direktörü, o günün Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, TRT SPOR'un uzun soluklu programlarından Spor BAHANE'ye konuk oldu. Bu çoğrafyaya gelen en büyük kupanın 17.yılında İmparatoru ağırladık,o tarihi yeniden yaşayan Terim, geleceğe dönük ilginç mesajlar verdi.
 
''ZAFERE ADAMIŞLARIN GÜNÜDÜR"

"Yaşamını emeğini zafere adamışların günüdür 17 Mayıs... Bu tarih inanmanın, inançla mücadele etmenin ve bunun keyfini sürmemizi sağlayan bir gündür. Bize o gün şans vermeyen, rakibimizi favori gösterilmesini her ne kadar doğal karşılıyor olsakta o gün bize hırs olarak döndü, bunuda kabul edelim. Biz o sene 1999 senesine spor yazarlarını kupasını kazanarak başladık. Ve de ligde, kupada, UEFA'da ocak ayına da üç kupada iddialı olarak ikinci yarıya girdik. Ocak ayında yapılan bir yönetim toplantısına ben de girmiştim. 3 kupayı da alabileceğimizi konuştuk o tarihte.Ve yanılmadık, hepsini aldık Allaha şükür. İşte kelimelerin hisleri ve heyecanı anlatmaya yetersiz kaldığı bir 17 mayıs diye tarif edebiliriz"
 
'TÜRKİYE'DE FİNAL OYNAYAN YOK'

"Şu ana kadar Türkiye'de final oynayan takım yok; kaybetsek bile. Bunu hiç düşünmedim. Hayatım boyunca düşünmedim, oyuncularıma da tavsiye etmedim. Hatta bu işi espriye döktük, hazır buraya gelmişken altın alalım, yani kupayı kazanalım dedik. Oyun ilerledikçe esasında baktığımızda seyirci üstünlüğünden tutunda, oyun içinde de belirli bölümlerde üstün oynadık. Hatta on kişi kaldık. En önemli oyuncularımızdan biri, yani Hagi atıldı. Hiç aklımızda yokken. Koridora giden tribünün altında bir boş var, oradan da Hagi maçı seyrediyor. Murat Beyazıt'a soruyor, 'Hoca bana ne der' diye. O da diyor ki, kaybedersek burada olma, kazanırsak gel affeder demiş. Kazandıktan sonra o geldi. Çünkü Hagi gibi bir oyuncunun dışarda kalması bizim aleyhimize belki ama rakip için büyük avantajdı elbette"
 
'MAHÇUP OLMADIK'

"Önce bir defa Allaha şükrettik, bizi mahçup etmediği için. Kaybetsek mahçup olurmuyduk? Ama o an ki hislerini öyle olmuyor, üzerinizden çok büyük ağırlık kalkıyor, evet çok duygulandım, doğrudur. Çünkü bunlar tekrarı mümkün olmayan duygular. Biz o gün tekrarı olmayan yaşamımızda sarı-kırımızı renklere imza atmışız, gönül vermişiz, böylesi bir zaferi o güne kadar yaşamamız, benzer bir başarımız yok. İnanın bana avrupada bunu kim alsa ben haz duyarım. Ama biz aldığımız için insan çok daha fazla gurur duyuyor açıkcası. Günlerce uykusuz kaldım, günlerce mücadele ettik, üstünüzden tonlarca yük kalktı. Bu bir adanmışlığın zaferidir. Benim burada bu duyguları dışarı vurmam kadar doğal bir şey yok aslında. Benimle beraber eşim, çocuklarım tüm ailem, arkadaşlarım, oyuncularım Faruk Süren başkanımız, tüm yönetim kurulu üyelerimiz, tüm galatasaraylı taraftarlarımız, hatta o gün orada bulunan Beşiktaşlı, Fenerbahçeli, Trabzonsporlular, Adanalılar, Kayserililer, Bursalılar, aklınıza ne gelirsek herkes çok samimi olarak bizi desteklediler, hep beraberdik. Bu yüzden üzerimden çok büyük bir yük kalktı anlamında söylüyorum. Artık o anda pek bir şey hatırlamıyorsunuz. Allaha bin şükür ki, o günleri gördük"
 
'SKORBOARDA GALATASARAY YAZISI'

"Şimde esasında gözümden yaş getiren skor tabelasındaki yazıdır. Işıklar loş oldu,soyunma odasından çıktık, üç hocayı da aldım, Bülent hoca, Eser hoca ve Müfit hocayla birlikte santraya gittik,dördümüz. Gömlekler elimizde hava çok sıcak biraz essin istiyoruz. En sert ve en dik duruşlarımızın gözünden yaş getiren bir tariftir o an. Işıkılarla 'Galatasaray İstanbul milenyum şampiyon' diye yazması müthiş bir duygu. Allah'a bir kere daha şüküler olsun ki o kupada benim emeğim, ne mutlu ki o kupada benim alın terim, o kupada yıllarım var, o kupada hayallerim var.Ve o kupada benim heyecanlarım var"
 
'BU ÜLKE ALSIN'

"Az öncede söyledim, hayallerim var benim, bu kupanın alınışında. Açıkcası buradan inşallah böyle bir temenniyi kim alırsa alsın ama bu ülke alsın. Başka bir arkadaşımda alsa, başka bir kulüpte alsa bundan çok hoşlanırım, ama olması gereken de budur. Herkesin yola çıkarken hedeflerinden biri olmalıdır. Artık bunlara varılamaz hedefler olarak bakılmıyor, bu hedefler ulaşılabilir oldu artık. Ümit ederim ki biz alırız. Hayallerin var mi dersen evet var.Şampiyon Ligi Kupası'nı neden Türkiye bir başka kulüp almasın, olabilir.Bunun içinde olmaz demişlerdi, biz hiç yenilmeden o kupayı aldık.Başta Faruk Süren olmak üzere bütün yönetim kuruluna teşekkür ediyorum. O günkü tarihlerde dört sene imza atıp bir Türk antrenör dört sene sonunda mukavelesinin sonuna kadar kalması mücizeydi. O yüzden vizyonu ve misyonu buna müsait olan Faruk Süren ve ekibine teşekkür ediyor. Emeği geçen kulüpleki herkese sonsuz teşekkür ediyorum.En büyük teşekkürü de Türk halkına ve Galatasaray taraftarına , camaya sevgilerimi sunuyorum.Dünyadaki taraftarlarımızı çok masrafa soktuk, biliyoruz. Çünkü çok seyahat çok masraf demektir. Bunun esprisini bana yaptılar uçakta, onun için söylüyorum. Halbuki güzel bir mesajdı o. Bu toplu bir eylem, toplu bir inanış, bunda emekler alınterleri var, hepsine teşekkür ediyorum. Ümit ederim ki bunlar sık olan başarılar haline gelir biz de senede bir kaç kez kutlama yaparız"

SPORDA SON 24 SAATTE NELER OLDU?

Anahtar Kelimeler:
MOBİL'DE MYNET SPOR
En güncel spor haberleri, son dakika gelişmeleri ve en iyi spor yazarları QR Kod okuyucu ile hemen cebinde!