19 Mart 2017 | 09:43
  • +
  • -

Spor yazarlarından Trabzonspor-Galatasaray maçı yorumu

Spor yazarları Galatasaray'ın deplasmanda Trabzonspor'a 2-0 olduğu mücadeleyi değerlendirdi.

Spor yazarlarından Trabzonspor-Galatasaray maçı yorumu

Spor Toto süper Lig'de Trabzonspor'un sahasında Galatasaray'ı 2-0 mağlup ettiği mücadeleyi spor yazarları yorumladı. İşte o değerlendirmeler...

TUDOR'DA NEYİ KEŞFETTİ (İLKER YASİN)


Büyük takım hocası olmak kolay değil. Şampiyonluk kazanmış Lucescu’nun yollandığı, Rijkaard, Mancini, Prandelli, Denizli gibi kariyeri büyük adamların birer birer ayrıldığı yerde Tudor nasıl, kimlerin tavassutuyla bu yere geldi? Galatasaray yönetimi Tudor’da neyi keşfetti? Futbol basit bir oyun. Onu zorlaştıran futbolculardır. Ama başarılı teknik adamların bu motivasyonda rolleri inkar edilemez.

CONTE HEDEFİ RÜYA

Sonuçta G.Saray’ın Tudor’dan bir Conte yaratma hedefinin bir rüya olduğu yavaş yavaş belli oluyor. Trabzon’un Yanal’la 2. yarıda 9 maçta 7’nci galibiyetle oluşturduğu performans, oynanan futbolun ve alınan puanların gerçek değeri olmasa bile bordo mavililer iyi yolda. G.Saray Tudor’la yoluna devam edecekse takımın yarısını değiştirmek zorundadır. Ama hoca, Conte olacak diye Galatasaray hangi ağlamaklı şarkıya güfte olur bilemeyiz.

MÜCADELE YERLERDE (EVREN TURHAN)

İkinci yarıya hızlı başlayan Trabzon, Yusuf Yazıcı'yla 2-0'ı buldu. Tudor geldiğinden beri oyunculardaki yükselen mücadele gücü bu maçta yine yerlerdeydi. İkinci gol sonrası biraz kıpırdanmalar oldu ama oyuncular son paslarda beceri gösteremeyince sonuç gelmedi. Sneijder'in etkisizdi. Oyundan çıkması normaldi. 2-0'a kadar duran takım birden oyuna ortak oldu ama biraz geç oldu tabi. Tabii, bunda 2-0'lık skor ve Uğur Demirok'un kırmızı görmesinin de etkisi vardı.

YANAL'A TEBRİK(OKTAY DERELİOĞLU)

Trabzonspor her hafta üzerine daha da fazla koyarak oynuyor. Galatasaray maçında da mükemmel mücadele ettiler.
Her futbolcu 2 kişilik mücadele etti. Bu mücadeleyi yaparken futbolun gerçeklerinden asla vazgeçmiyorlar. Topu kapmak için müthiş bir mücadele veriyorlar. Bunu yapmak için tabii ki müthiş bir kondisyonunuz olacak. İyi çalışacaksınız. 90 dakika böylesine mücadele etmek gerçekten ciğer işi... Ersun hocayı kutlamak gerekir. 2. yarı çok iyi çalışmışlar.

ÜÇÜNCÜ BİTİRİR

İşte bu dakikadan itibaren Galatasaray'ın vereceği reaksiyon önemliydi. Ama ben bir fark göremedim. Sanki iki takım da 11'e 11 oynuyordu. Koskoca Galatasaray takımı gol pozisyonu üretemedi. Yazık! Gerçekten çok yazık. Operasyon şart. Formanın değerini bilmeyen oyuncular var. Unutmadan Türk futbolu büyük bir yıldız kazanmak üzere... Trabzonspor akademisinden yetişen Yusuf Yazıcı, yine iyiydi. Bir topu direkten döndü bir de gol attı. Alkışı hak etti. Trabzonspor bu futboluyla, Fenerbahçe ve Galatasaray'ı geçer sezonu 3. sırada tamamlar. Hiç şüpheniz olmasın...

TUDOR'UN SEÇİMLERİ(HAKAN ÜNSAL)

Öncelikle, Tudor’un oyuncu seçimleri ve bu oyuncuları sistemde oynattığı pozisyonlar yanlıştı. Cavanda ve Linnes’in oynaması ile stoper Carole seçimi, Trabzon’a moral ve güven vermiştir. Bırakın bu isimlerin az oynamış olmalarını, sadece, duran toplardan gol yemede kötü seceresi olan bir takımın stoperleri Cavanda-Carole olmaz. Olursa, rakip orta yapmasın diye dua edersin. Büyük resme bakarsak, takımda değişim ve seçimleri, bilgisayar-konsol oyunundaki gibi sert yaparsan sonuçları da o kadar acıtıcı olur.

HALA RIEKERINK OLURDU

Bir başka sorun ise, 5’li orta sahada iki kenarda oynatılanlar. 3’lü savunmanın en önemli iki adamıdır kenar oyuncuları. O zaman şunu soralım Tudor’a: Kendisi gelmeden önce bile, iki kenar oyuncusu yardım etmediği için rakibin beklerinin yıldız olduğu maçlar ortada iken hâlâ Yasin ve Bruma’dan bu yardımı bekliyor musun? Yediğin 2. gole bak, her şeyi anla. Ayrıca, Bruma ve Yasin bunu yapabilse, takımın başında hâlâ Riekerink olurdu zaten.

KAÇINILMAZ SON(BAHRİ HAVADIR)

EĞER Josue, G.Saray’ın umudu olmuşsa, Cavanda’dan inanılmaz bir performans bekleniyorsa sadece savunma oynayan bir defanstan harikalar bekliyorsanız üstüne üstlük futbol aklınızı İstanbul’da bırakmışsanız bu son kaçınılmaz oldu. 10 kişi oynayan rakibi önünde doğru dürüst tek bir organize atak bile geliştiremedi G.Saray. Sinan bomboş kaleye atamayınca güldüm.

ÇÖKÜŞÜN SORUMLUSU

LUKAS Podolski çoktan fişi çekmiş! ‘Nasıl olsa Japonya’ya gidiyorum’ havasında. Sneijder’in de ondan farkı yok. Bir tek G.Saray’da Muslera var, gerisi Allah’a emanet. RIEKERINK’İN staj döneminden sonra Tudor da bir şeyler öğretmeye çalıştı ama topu ayağına alan ne yapacağını bilemedi. Selçuk birazcık çaba gösterdi o kadar. G.Saray, oyun içerisinde ne kadar yanlışlar yaptıysa Trabzon da o kadar doğrular yaptı. Sarı-kırmızılıların bu çöküşünün sorumlusu elbette G.Saray yönetimi.

HESAP SORARIM(SERHAT ULUREREN)

G.SARAY son 30 dakikayı 11’e 10 oynuyor ve 85’te Sinan’ın 3 adımdan atamadığı pozisyon dışında net gol fırsatı yoksa, Sneijder oyundan alınıp Tolga gibi IQ’sunun çok düşük olduğuna inandığım bir kalas oynayıp Josue, Rodrigues kenarda oturuyorsa, Bruma gibi hızlı bir adam kanatlar yerine ortada oynatılıyorsa, 4 aydır ligde oynamamış Cavanda en kritik maçta sahaya sürülüyorsa ben Tudor’u değil dün, sabahlara kadar sorgularım, hesap sorarım.

HAYAL KIRIKLIĞI

Sen istediğin kadar bu takımı koştur ama bana taktik dehanı da göster be Tudor. Büyük hayal kırıklığıdır Tudor. Maçtan bir gün önce Nazifoğlu, “Cavanda’yı almamız büyük hata. Bize Cavanda’yı Riekerink aldırdı, pişmanız” gibi laflarla hem eski hocanı bo.layıp hem camiana şirinlik yaparsan ters köşeye yatırırlar seni. Öğrendim ki Tudor, Nazifoğlu’nu sevmiyor ve takımda istemiyor. Nazifoğlu’nun zaten takımla beraber Trabzon’a gitmemesi, eleştirdiği Cavanda’yı Tudor’un inatla oynatması bu ikilinin nefretini ortaya koymuyor mu? Net ortada; yeni sezonda Tudor da olmayacak, Nazifoğlu da.

KİM BÜYÜK TAKIM DER?

Beşiktaş’a evinde, Trabzon’a içerde dışarıda, F.Bahçe’ye Kadıköy’de, Başakşehir’e evinde yeniliyorsan kim diyebilir ki G.Saray büyük takımdır diye? YAZIK... Çok yazık. 25 milyon sevdalısı olan, bir zamanlar Avrupa’yı titreten G.Saray bu başkanı ve yönetimi yüzünden kupalardan atılıyor ve Özbek halâ koltukta oturuyor. Sadece o suçlu değil. Bir gün gelecek G.Saray’ı bu hale getirenler hesap verecek ve tarihten de silinip gidecek.

SORUN FUTBOLCULAR(OSMAN ŞENHER)

Eminim Trabzon maçının faturası Tudor’a kesilecek. Böyle düşünenler bana göre büyük hata yaparlar. Galatasaray takımı ortada. Kalitesi belli. Bu takım Riekerink döneminden daha çok koşuyor, daha çok pres yapıyor, daha arzulu ve istekli bir ekip. Ama ne yaparsan yap bundan fazlasını yaptıracak bir teknik direktör dünyaya daha gelmedi. Sarı-kırmızılıların sorunu teknik direktörde değil, futbolcularda.

GÜYA TAKIMIN BEYNİ

İki tane en önemli oyuncuyu ele alalım. Güya takımlarının beyni. Biri Sneijder, diğeri Selçuk. Hollandalı futbolcu epey kilo almış. Bir şeyler yapmak istiyor ama öyle takımını sırtlayacak, iyi şutlar çekip, iyi paslar verecek konumda değil. Gelelim Selçuk’a... Sneijder olmadığı zaman duran toplarda ve penaltı atmakta başarılı. Bunun haricinde takımına hiçbir katkısı yok. Trabzon’a baktığım zaman Castillo ve Yusuf Yazıcı’nın yaptıklarını sarı-kırmızılılardaki bu iki isim yapamıyor. Tolga Ciğerci’den bahsetmek bile istemiyorum. Belki ilerde kendisini geliştirebilir. Ama şu an Cim Bom’a ilaç olacak ne yeteneği var, ne de kapasitesi. Eren Derdiyok’un olmadığı yerde Podolski kendini kral zannediyor. Takımına katkısı sıfır.

20 FIRIN EKMEK...

Rodrigues, Bruma, evet belki ilerde iyi futbolcular olacak. Ama kesinlikle kimseyi bu futbolcular yanıltmasın. Daha 20 fırın ekmek yemeleri lazım. Pişmeleri için çok zamana ihtiyaç var. Sinan Gümüş’ü de bu kategoriye koyuyorum. Sonuçta Trabzonspor Ersun Yanal ile toparlanmış, iyi top oynuyor, iyi mücadele ediyor. Tribünlere 34 bin taraftar geliyor. Takımın özgüveni artmış. Onazi, Okay, Castillo, Yusuf, Olcay bunlar hep iyi futbolcular. Bordo-mavililerin bu galibiyet serisi devam eder.

BAŞINA İŞ AÇAR(TAYFUN BAYINDIR)

Görünen o ki, üçlü savunma sistemi Igor Tudor’un başına çok işi açacak... Hem kanat bekleri hem de stoperleri daha dörtlü savunmayı doğru-dürüst yapamazken defansın tamamı hava topu almakta belki de tarihinin en beceriksiz dönemini geçirirken Igor Tudor tuttu bu takıma üçlü savunmayı zorunlu kıldı... İşte dün gördük; daha önce hiç yanyana oynamamış Cavanda, Semih, Carole üçlüsü yaptıkları hatalarla maçı Trabzonspor’a daha ilk yarıda bıraktılar...

ATI ALAN FLORYA'YI GEÇTİ

Tudor’un ısrarı sadece şuana kadar ki kayıpları değil, sezon sonu daha da fazlalarını getirecek gibi... Hadi üçlü savunma ile çıktın, peki dünkü önde oynayan beşliye ne demeli? Galatasaray ya da Tudor, Trabzonspor’dan öylesine korkmuş ki, üç değil tam sekiz kişi ile savunma yaptı... Oysa, üçlü savunma sisteminin amacı güçlü koşan, çift taraflı oynayabilen beşli orta saha ile daha fazla hücum etmektir... Ne zaman ki Sneijder ve Linnes çıktı, yerlerine de Josue ve Rodrigues girdi işte o zaman sistem doğru işlemeye başladı. Ancak atı alan Trabzonspor çoktan Florya’yı geçmişti bile.

İFLAS ETTİ(LEVENT TÜZEMEN)

Tudor'un kadro tercihlerinde "Ben seçerim, ben uygularım" tavrı Trabzon'da iflas etti. Her maça ayrı savunma ve ayrı takım ile çıkmak asla istikrarlı bir kadro yaratmaz. Otobüsten indirdiğin Cavanda'yı stoper oynatırsan çuvallarsın. Tudor maalesef G.Saray'ı hocalığının başlangıcında bir laboratuvar gibi kullanıyor. Trabzonspor'un oyunun hemen başında koyduğu pres, coşku ve istek G.Saray'ın 3-4-3 oynayamayacağını gösterdi. Trabzonsporlu oyuncular çabuk alan daraltıp ilk toplara bastıkları gibi G.Saray'ın hızlı ve çabuk ayağa pas yapmasına izin vermedi.

B PLANI OLMAMASI

Tudor'un B planının olmaması, alışılmış dörtlü savunmaya dönmemesi G.Saray'ı aciz bıraktı. Hele hele uygulanan ofsayt taktiğinde N'Doye ve Castillo, Cavanda- Semih-Carole üçlüsünün arkasına dikkatli gitseler, ofsayta düşmeseler fark çok daha büyürdü. Tesadüf müdür bilemem ama Antalyaspor ve Gençlerbirliği maçlarını Galatasaraylı oyuncular Tudor tribünde otururken kazandı. Belki de bu iki maçta başta Selçuk İnan olmak üzere oyuncular sorumluluk aldı. Tudor oyuna kenardan da müdahale edemiyor.

OYUNCULAR İNANMAZ

Bilic'te gözlemlediğimiz tiyatrovari hareketleri Tudor'da da görüyoruz. Özellikle eylemleri ile söylemleri arasında çarpıklıklar var. Formda Josue'yi kenarda tutup, formsuz Sneijder ile oyuna başlamak teslimiyetçi bir tavırdı. Eğer adaleti doğru dağıtmazsan futbolcu da sana inanmaz.

HENÜZ TANIMIYOR(ERMAN TOROĞLU)

Herkes birbirine yardım etti. Ersun bu haliyle takımını iyi tanıyor. Ama Galatasaray Teknik Direktörü için aynı şeyleri söylemeyeceğiz. Çünkü Tudor bu takımı daha henüz tanımıyor. Bu kadar alemin değişik olduğu yerde ahenk hemen gelmez

YÖNETİM İŞİ BİLMİYOR

Şimdi Galatasaray'da bir Sneijder gerçeği var. Bu oyuncu iyi bir oyuncu, tamam. İyi oynadığı zaman çok faydalı olan bir oyuncu. Ama Sneijder uzun zamandır Galatasaray'da değil. Galatasaray'dan kopuk. Takımın içinde de değil. Sneijder böyle olunca ikinci adam Selçuk da takımın içine giremiyor. Çünkü Sneijder'in getirdiği bir teknik adam vardı. Yönetim bu işi bilmiyor. Çıkıp saçma sapan beyanatlar veriyorlar televizyonlara, gazetelere. Yani sahadaki takım ayrı telden çalıyor, Galatasaray Yönetimi ayrı telden çalıyor.

MACERAYA DEVAM(ÖMER ÜRÜNDÜL)

Dün gece futbol kalitesi vasatı aşmayan ama tempolu ve mücadele dozu yüksek bir maç izledik. Tudor yine macera aramaya devam etti. Alışılmamış üçlü defans ve de birbirlerini tanımayan üç stoper bir arada... Üstelik Cavanda hem arkadaşlarını tanımıyor hem de ciddi maç eksikliği var. Böyle bir tabloda Galatasaray ikinci bölgedeki alışılmış pas alışverişleri ile topa sahip olma ilkesini sahaya yansıtamadı. Çünkü Trabzonspor'un çok etkili takım presi buna imkan vermiyordu.

CAVANDA'YI BEĞENDİM

Takım halinde kötü oynayan Galatasaray'da bu kadar maç eksiğine rağmen ben en çok Cavanda'yı beğendim. Bu da diğer futbolcular için herhalde önemli bir analiz gerçeğidir. Trabzonspor'da genç Yusuf, performansını gittikçe yükseltiyor.
Ben Trabzonspor'un iki bekini de çok beğeniyorum. Disiplin içinde görevlerini yapıyorlar.

MOBİL'DE MYNET SPOR
En güncel spor haberleri, son dakika gelişmeleri ve en iyi spor yazarları QR Kod okuyucu ile hemen cebinde!